fbpx

KAMP YAPARKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN ŞEYLER

Bu yazımızda anlaşılacağı üzere kamp yaparken dikkat edilecek hususları ve yabani hayvanlardan korunma yollarını ele alacağız. Kamp yeri seçiminin önemini diğer bir yazımızda detaylıca ele aldık. Hepimizin de tahmin ettiği gibi güzel bir kamp için dikkat edilmesi gerekenlerin başında doğru kamp alanı seçmek vardır. Nehir, ırmak, dere, mağara, in gibi hayvanlara su kaynağı ve barınak sağlayacak yerlerin yakınlarına kamp kurmamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

Kendinizi pek de güvende hissetmediğiniz bir yerdeyseniz ve geceyi orada geçirmek zorunda kaldıysanız, bu yazımız geceye hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır.

Yaban hayatına dair yeterince tecrübeniz yoksa gerekli tecrübeyi kazanana kadar kendinizi zor durumlardan uzak tutmaya özen gösterin. Yanınızda mutlaka her anlamda güvenebileceğiniz, baskı altında doğru kararlar verebilen bir kişiyi bulundurmanız faydanıza olacaktır. Bu her ne kadar basit bir şeymiş gibi dursa da, olağanüstü bir durumda soğukkanlı olmak hayatınızı kurtarabilir. Örnek verecek olursak, her ne kadar karşılaşma ihtimaliniz çok fazla olmasa da ayı gibi fiziksel olarak bizden kat kat güçlü ve aynı zamanda akıllı bir hayvanla karşılaşılması durumunda sakin kalabilmek işe yarayacaktır.

Öncelikle her ihtimale karşı tek başımıza veya birkaç kişi yaptığımız kamplarda çevrimdışı haritamızdan ya da GPS araçlarımızdan yerimizi işaretleyelim. Gece yürüyüşlerine veya keşiflere çıktığımızda bu detay bize lazım olduğunda kolaylık sağlar. Yakınlarımıza ise bulunduğumuz bölgenin konumunu göndermenin bir yolunu bulalım. Eşeği sağlam kazığa bağlamamız gerek öyle değil mi? 🙂

Kampta olağandışı durumlarda yiyecek ve su kaynağı arayışı son derece önem arz eden ve dikkat edilmesi gereken bir husustur. Doğada yoğun geçirdiğimiz zamanlarda gün içinde vücut direncimiz gittikçe azalacaktır ve kalori yakımına gidecektir. O yüzden alternatif beslenme tercihleri ve içerikleri önceden bilginiz dahilinde olursa besinlerden enerji kazanmakta ve sağlığınızı ateşe atmamakta önayak etken olurlar. 

İlk olarak bilmediğimiz otlardan ve mantarlardan uzak duruyoruz. Bitkilerin veya mantarların türünü bilmeden yemeye kalkarsak bazı şeyler için çok geç olabilir. Bunu istemeyiz elbette. Yabani bitkiler zehirlenmemize hatta hayatımızı kaybetmemize yol açabilir. Canınız illa mantar çektiyse ama yiyeceğiniz mantarın türünden anlamıyorsanız kültür mantarını tüketmeye özen gösterin. Rastladığınız derenin veya çeşmenin suyu her ne kadar temiz görünse de her temiz görünüşteki derenin veya çeşmenin suyu içilmez. Kaynağından çıktığına emin olduğunuz suları rahatlıkla içebilirsiniz. Ya da temiz su kaynağı bulamadıysanız ve suya ihtiyacınız varsa bir bez veya kumaş yardımıyla suyun tortularını süzdükten sonra bakterilerini öldürmek adına suyu kaynatıp tüketebilirsiniz.

Kamplarımızda bize ısı, ışık ve en önemlisi moral kaynağı olan ateşe değinmeden geçmek olmaz. Ateşe hiçbir canlı yaklaşamaz, fakat bu yanan bir ateşin sizi tüm hayvanlardan koruyacağı anlamına gelmez. Kamp alanında çıakrdığımız tüm sesler yakınımızdaki hayvanlara orda olduğunuzu belli eder. Orda olduğunuzu belli etmeniz sanılanın aksine olumsuz bir durum değildir. Çünkü hayvanlar ateşten, sesten ve kalabalıktan çekinirler. Böyle yaptığınız sürece ilk tercihleri kamp alanınızı işgal etmek olmayacaktır. Empati kurarak da hayvanların dilinden anlayabiliriz, siz olsaydınız hiç tanımadığınız yabancı ve tehlike arz eden bir ortama korkusuzca girebilir misiniz veya tam tersini düşünecek olursak, yaşam alanınızı işgal eden ve hayatınız için tehlike oluşturan unsurları görmezden gelebilir misiniz ? 

  Vahşi hayvanlardan kendimizi korumak için onları yaralamaya yönelik reaksiyonlar göstermemeliyiz. Doğal olarak bu onları çok daha saldırgan yapacaktır. Çünkü hayvanların da yegâne amacı, içgüdüsel olarak kendilerini korumaktır. Bu yüzden amacımız asla onları yaralamak, öldürmek değil sadece korkutmak olmalıdır. Karşınızdaki hayvana sizin ondan daha dominant olduğunuzu belli ederseniz kaçıp gittiğine kendi gözlerinizle şahit olacaksınız demektir. Mesela kendinize odun parçalarından meşaleler hazırlayın, herhangi bir vahşi hayvan bize yaklaştığında meşaleleri savurarak onları korkutup kaçırabiliriz.

Yiyecek ve alternatif kokulara ayrı bir parantez açmamız gerek tabii ki de. Çoğu hayvanın koku duyuları insanlara göre kat ve kat fazladır, sakın bu detayı göz ardı etmeyin. Gerek iyice yıkanmamış bulaşıklar olsun gerek deodorant, sabun,deterjan hatta çöpler bile yabani hayvanların menziline girmemize neden olabilir. O yüzden gece yatmadan önce etrafa koku yayacak maddeleri bi poşete koyup kamp alanından uzaklaştırarak önlem alabiliriz. İşimiz bittikten sonra toprakta kalan sabun veya deterjan artıklarının ise üstüne söndürdüğümüz ateşin küllerini atarak kokunun yayılmasını engelleyebiliriz.

       Etrafımızda bi kaç ağaç varsa uzun bir ip ile kamp alanımızı çevreleyecek bir erken uyarı sistemi yaratabiliriz. tabii ipi boş bırakmaktansa pet şişe, teneke gibi ses çıkarıcı materyallerle tabiri caizse süslendirmemiz bize bi nebze olsun psikolojik anlamda rahat uyku sağlayabilir. Tedbiri elden her halükarda bırakmamak gerek.

     Tüm bunların yanında kamp alanında yakacağımız ateşi kontrol altında tutmamız çok önemli. Yaktığımız ateşin etrafını münkünse taşlarla saralım ve sıçramasını engelleyelim. Ve ne olursa olsun kamp alanından ayrıldığımızda, alanda orada olduğumuza dair iz bırakmayacak kadar temiz tutmayı unutmamalıyız. Yaktığımız ateşin tam olarak söndüğünden emin olmadan oradan ayrılmayalım.

Sohbeti Başlat
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
MERHABA !